
2023 yılında İstanbul’a, 2024 yılında Hatay’a, 2025 yılında yeniden İstanbul’a odaklanan AURA & İPA Yaz Akademisi, bu yıl “Kentsel İnovasyon: Kentin Geleceğini Birlikte Tasarlamak / Co-Designing Urban Futures” üst teması altında İstanbul’da disiplinlerarası bir düşünme ve üretme ortamı sunmayı amaçlıyor.
Türkiye’nin farklı şehirlerinden mimarlık, şehir ve bölge planlama, iç mimarlık ve peyzaj mimarlığı öğrencilerinin katılımıyla yürütülecek bu kolektif süreç, AURA & İPA Yaz Akademisi kapsamında geliştirilecek tartışma ve öneriler aracılığıyla, kentin geleceğini daha “veriye dayalı, katılımcı ve inovatif” yaklaşımlarla ele almanın imkânlarını araştırmayı; İstanbul’un geleceğine ilişkin yeni okuma, tartışma ve tasarım zeminleri oluşturmayı hedefliyor.
Kentler yalnızca binalar, yollar ve altyapılardan değil; insan ve diğer canlıların hareketlerinden, karşılaşmalardan, gündelik pratiklerden oluşur. Bu karmaşık ilişkiler ağını deşifre etmenin yollarından biri de veridir. Ancak veri, nötr bir çıktı değil; nasıl toplandığı, yorumlandığı ve temsil edildiğiyle şekillenen bir tasarım girdisidir.
Bu atölye, kentsel inovasyonu kentteki ihtiyaçları, potansiyelleri ve eşitsizlikleri katılımcı ve veri temelli yaklaşımlarla daha iyi anlayabilme kapasitesi olarak ele alır. Katılımcılar İstanbul’un stratejik ulaşım düğüm noktalarında ve kamusal odaklarında saha araştırmaları yürütecek; gözlem, haritalama, görüşme ve veri görselleştirme gibi yöntemler aracılığıyla farklı kullanıcı gruplarının kent deneyimlerini belgeleyecektir.
Atölye süreci boyunca amaç, veriyi yalnızca nesnel ölçümler üretmenin bir aracı olarak değil, mekansal süreçleri anlamlandıran bir bileşen olarak ele almak; yalnızca analiz etmek değil, tasarımın üretken bir parçasına dönüştürmektir. Katılımcılar elde ettikleri bulguları mekânsal senaryolara, stratejilere ve tasarım önerilerine dönüştürerek veriyle düşünme, veriyle anlatı kurma ve veriyle tasarlama pratiklerini deneyimleyecektir.
Kentsel inovasyon bu atölyede, yalnızca teknolojik araçların kullanımında değil; kent yaşamını daha dikkatli okumayı mümkün kılan yeni bakış açılarında aranacaktır.
Program Takvimi:
Kimler Katılabilir?
İstanbul’da düzenlenecek olan programa, Türkiye’deki tüm üniversitelerin Mimarlık, Şehir ve Bölge Planlama, İç Mimarlık ve Peyzaj Mimarlığı bölümlerinde 3. sınıfı ve 4. sınıfı (2026 yılı içerisinde) tamamlamış lisans öğrencileri başvurabilir.
Katılımcıların program tarihleri içerisinde (24 Temmuz Cuma ve 1 Ağustos Cumartesi tarihleri arasında) her gün 9.00-18.00 saatleri arasında tam zamanlı olarak atölye çalışmalarına katılmaları beklenmektedir.



Kentsel Entegrasyon: MİDYA
Ezgi Payir, İclal İnkaya, Kağan Dikicigil, Kübra Yüksel, Nora Ardiş
Stüdyo Asistanı: Su Beren Sezen
Yenikapı’da geliştirilen tasarım stratejisi, mevcut kentsel doku ile açık-yeşil alan kurgusu arasında güçlü, sürdürülebilir ve kesintisiz bir fiziksel ve görsel bağ kurmayı hedeflemektedir.
Tasarım önerisi, saha araştırmalarında elde edilen veriler doğrultusunda geliştirilmiştir. Mahalledeki atıl boşlukların mevcut kullanım biçimleri, kullanıcıların gündelik yaşam pratikleri, ihtiyaçları ve beklentileri analiz edilerek müdahale noktaları belirlenmiştir. Bu doğrultuda, seçilen atıl alanlar arasında mahalleyi keşfetmeyi teşvik eden bir rota oluşturulmuş; rota boyunca önerilen ortak malzeme dili ve hafif mekânsal elemanlarla süreklilik sağlanmıştır.
Tasarım yaklaşımı, mahalle sakinleri ile transit kullanıcılar arasında karşılaşma ve etkileşimi artıracak geçirgen, açık ve esnek kamusal mekânların oluşturulmasına dayanmaktadır. Aynı zamanda mahallenin önemli üretim kültürlerinden biri olan ve günümüzde ev ölçeğinde sürdürülen midyecilik, tasarımın bir parçası hâline getirilerek hem yerel ekonominin desteklenmesi hem de mahallenin kimliğinin görünür kılınması amaçlanmıştır.
Böylece öneri, mevcut yaşamı dönüştürmek yerine güçlendiren; sosyal ilişkileri, kamusal yaşamı ve mahalle aidiyetini destekleyen bir kentsel entegrasyon modeli ortaya koymaktadır.
Okunabilir Eşik: Yenikapı
Begüm Erdoğan, Duru Nehir Ovacık, Ece Bulgan, Onur Aydın, Yaren Çabalar Stüdyo Asistanı: Esin Otman
Bu çalışma, Yenikapı kentsel aksını kapsayıcı kent ve sosyal altyapı perspektifinden ele almakta; alanın tarihsel katmanları, ulaşım sistemi ve mevcut kamusal kullanım biçimleri arasındaki ilişkileri incelemektedir. Kullanıcı odaklı analizler ve mekânsal değerlendirmeler doğrultusunda geliştirilen tasarım önerisi, Yenikapı’yı yalnızca bir ulaşım aktarma noktası olmaktan çıkararak, farklı kullanıcıların eşit biçimde deneyimleyebileceği güvenli, okunabilir ve kapsayıcı bir kamusal yaşam alanına dönüştürmeyi amaçlamaktadır.
Veri analizlerinden elde edilen bulgular doğrultusunda geliştirilen temel strateji, büyük, tanımsız ve insan ölçeğinden uzak boşluğu tek bir müdahaleyle çözmek yerine, merkezde yer alan Yenikapı Meydanı’nı güçlü bir sosyal odağa dönüştürmek ve bu merkezden çevredeki akslara ve çeperlere uzanan bir yaya ve yeşil ağ oluşturmaktır. Böylece alanın parçalı yapısı, farklı yönlere dağılan ve birbirleriyle ilişki kuran kamusal bağlantılar aracılığıyla yeniden kurgulanmaktadır.
Yenikapı’nın heterotopik bir eşik olarak taşıdığı karakter korunurken, hızlı ulaşım hareketleri ile duraklama, karşılaşma ve gündelik etkileşim anları arasında bir denge kurulmuştur. Tasarım yaklaşımı, farklı kullanıcı gruplarının aynı mekânı farklı biçimlerde deneyimleyebilmesine olanak tanıyarak alanın çoğul ve katmanlı yapısını desteklemektedir.
Yenikapı: Yayalar için Hareketlilik ve Erişilebilirlik
Beste Bozkurt, Batuhan Şen, Tala Alshobaki, Zeynep Apaydın
Stüdyo Asistanı: Sevgi Aleyna Kurt
Bu çalışma, Yenikapı’yı yalnızca bir ulaşım transfer merkezi olarak değil, farklı kullanıcıların karşılaştığı, vakit geçirdiği ve kentle ilişki kurduğu çok katmanlı bir kamusal alan olarak ele almaktadır. Alan; erişilebilirlik, yaya hareketleri, kullanıcı profilleri, kamusal kullanım, yeşil altyapı ve tarihsel katmanlar üzerinden analiz edilmiş; elde edilen bulgular doğrultusunda, parçalanmış kamusal alanları yeniden ilişkilendiren, yaya önceliğini güçlendiren ve arkeolojik mirası gündelik yaşamın bir parçası hâline getiren bütüncül bir tasarım yaklaşımı geliştirilmiştir.
Çalışma kapsamında kullanıcılarla gerçekleştirilen anketlerden elde edilen veriler doğrultusunda, Yenikapı ve çevresindeki farklı odak noktalarında yaşanan mekânsal sorunlar da değerlendirilmiştir. Anket sonuçları; erişilebilirlik, güvenlik, yönlendirme, yaya dolaşımı ve kamusal alan kullanımı açısından kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen temel problemleri ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, alandaki öncelikli müdahale bölgelerinin belirlenmesinde ve tasarım kararlarının kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilmesinde önemli bir veri kaynağı olarak değerlendirilmiştir.
Yenikapı: Yok-Yer(e) Yer Olmanın Provası
Baran Bora Paşmakçıoğlu, Cemre Alakay, Ece Yeşilova, Emine Çolak, Utku Savaş Dönmez
Stüdyo Asistanı: Lemye İzel Aydın
Proje, Yenikapı’nın açık alan karakterini korurken çevresel performansını artırmayı ve alanı yıl boyunca kullanılabilen, sosyal açıdan canlı ve iklim koşullarına uyumlu bir kent mekânına dönüştürmeyi amaçlamaktadır. Yenikapı dolgu alanına ilişkin yapılan ilk gözlemler, geniş sert zeminlerin, sınırlı bitki örtüsünün ve gölge alanlarının yetersizliğinin gündelik kullanımı önemli ölçüde sınırlandırdığını göstermektedir. Özellikle yaz aylarında beton yüzeylerde oluşan ısı birikimi, kullanıcıların alanda uzun süre kalmasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, alanın büyük ölçekli etkinliklere hizmet eden mevcut açık alan karakterini koruyacak esnek, hafif ve dönüştürülebilir bir tasarım yaklaşımı önerilmektedir.
Bu doğrultuda geliştirilen tasarım önerisi; farklı yüksekliklerde konumlandırılan ince direkler, gergi halatları ve yarı geçirgen tekstil yüzeylerden oluşan hafif bir gölgeleme sistemi üzerine kurulmuştur. Yarı geçirgen tekstil yüzeyler, yaz aylarında güneş ışığını filtreleyerek gölge alanları oluştururken, kış aylarında kaldırılarak güneş ışığının zemine ulaşmasına olanak sağlamaktadır. Böylece sistem, mevsimsel koşullara uyum sağlayabilen dönüşebilir bir iklimsel konfor elemanı olarak çalışmaktadır.
Önerilen sistemin modüler yapısı, ihtiyaç duyulan bölümlerde çoğaltılmasına, azaltılmasına veya yeniden düzenlenmesine olanak tanımaktadır. Bu sayede tasarım, kullanım yoğunluğu, mevsimsel koşullar ve etkinlik programlarına göre farklılaşabilen açık uçlu bir kamusal altyapı olarak ele alınmaktadır. Böylece öneri, Yenikapı’nın etkinlik kapasitesini korurken iklimsel konforu, gündelik kamusal kullanımı ve alanın çevresel performansını birlikte güçlendirmeyi hedeflemektedir.
Dur(aks)ama
Dilara Madik, Levent Tok, Melike Ceren Yanık, Nur Pelin Bayraktar, Zeynep Çağla Koç
Stüdyo Asistanı: Ceren Öztürk
Proje, Yenikapı’daki kopuk mekânsal yapıyı, gündelik akışın içinde tanımlanan yeni dinlenme, karşılaşma ve birlikte kullanım noktaları aracılığıyla dönüştürmeyi önerir. Gündelik kentsel donatılar yalnızca temel ihtiyaçları karşılayan işlevsel elemanlar olarak değil, insanın mekânla kurduğu ilişkiyi güçlendiren ve kamusallığın sürekliliğini sağlayan tasarım bileşenleri olarak ele alınır.
Günün farklı saatlerine, değişen kullanıcı profillerine ve farklı kullanım yoğunluklarına uyum sağlayan müdahalelerle, zorunlu geçiş ve bekleme anlarının daha nitelikli bir kentsel deneyime dönüşmesi amaçlanır. Böylece Yenikapı’nın yalnızca ulaşım hareketinin biriktiği bir eşik olmaktan çıkarak insanların çevresiyle ilişki kurabildiği, birbirleriyle karşılaşabildiği, kent yaşamına katılabildiği ve mekânsal hafızayı deneyimleyebildiği güçlü bir kamusal yaşam odağına dönüşmesi hedeflenir.
Sonuç olarak öneri, yerinde müdahaleler ile köprü altının duyusal ve mekânsal kalitesini artırmaktadır. Ulaşım işlevini kesintiye uğratmadan; kıyı ile kent arasındaki ilişkiyi güçlendiren, İDO aksını daha okunabilir hâle getiren ve bekleme, dinlenme, etkileşim ile kültürel kullanımları destekleyen çok katmanlı bir kamusal mekân oluşturulması önerilmiştir.
24 Temmuz-1 Ağustos 2026 tarihleri arasında İstanbul Florya’da yer alan İPA Kampüs’te gerçekleşecek Yaz Akademisi, katılımcılarına:
Yaz Akademisi katılımcıları, 9 günlük çalışma sonrasında atölye üretimlerini sergiye dönüştürecek.
Programa başvuru ve katılım tamamen ücretsizdir.
Ulaşım: Katılımcılar, gerektiği durumda şehirler arası ve şehir içi ulaşımlarından kendileri sorumlu olacak.
Konaklama: İstanbul dışındaki üniversitelerden programa başvuran adaylar arasından seçilecek sınırlı sayıdaki öğrenciye (ulaşım masrafları kendilerine ait olup) konaklama imkanı sağlanacak. İstanbul’daki üniversitelerden katılacak öğrencilere konaklama imkanı sağlanamayacak.
Yemek: Tüm katılımcıların program kapsamında yemek masrafları karşılanacak.
