AURA & İPA Yaz Akademisi 2025: Sürdürülebilir Normale Doğru

SÜRDÜRÜLEBİLİR NORMALE DOĞRU

Afete Dayanıklı Müşterek Mekanlar

Yirmi birinci yüzyılda yeryüzü, insan-doğa geriliminin kentlerde en çarpıcı biçimiyle görünür olduğu, çoklu krizlerin yaşamlarımızı biçimlendiren süreklilikler haline geldiği bir çağın sahnesine dönüşmüş durumda. Antroposen, insan merkezli  üretim ve tüketim biçimlerinin toplumda açtığı geri dönüşü imkansız yaraları artık inkâr edilemeyecek ölçüde görünür kılıyor. Ekolojik yıkım, iklim krizi ve afetler yalnızca doğal çevreyi değil; aynı zamanda toplumsal eşitsizlikleri, mekânsal adaleti ve kentsel dayanıklılığı da derinden etkiliyor. Türkiye gibi çoklu afet riskine açık coğrafyalarda bu krizlerin en çarpıcı ve yıkıcı tezahürlerinden birini ise depremler oluşturuyor. Afetlerin kentlerde yoğunlaşan biçimde gerçekleşmesi, insan-doğa ilişkisini yalnızca bir ekolojik mesele olarak değil, aynı zamanda mekânsal pratikler, toplumsal eşitsizlikler ve kentsel müdahale rejimleri üzerinden yeniden düşünmeyi gerektiren ontolojik bir sorun alanı haline getiriyor.

6 Şubat 2023 tarihinde ülke genelinde geniş bir coğrafyada etkisini gösteren depremler; yaşadığımız çevrenin fiziksel, sosyal ve ekonomik açıdan ne denli kırılgan olduğunu açık biçimde gözler önüne serdi. Bu felaket, yalnızca mevcut yapı stoğunun zafiyetini değil, aynı zamanda kentlerin yönetilme biçiminin, kamusal altyapılarının ve toplumsal dayanışma ağlarının önemini de ortaya koydu. Böylesi bir tabloda, afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinin yalnızca mühendislik temelli yapı inşa çözümleriyle değil; ekolojik ilkelere dayalı, yenilikçi ve bütüncül yaklaşımlarla ele alınması yaşamsal önem taşıyor. Mesele, hızla bir “yeni normal” inşa etmek değil; uzun erimli, adil ve ekolojik bir “sürdürülebilir normal”in koşullarını oluşturabilmek olarak netleşiyor. Gerçeklikle yüzleşmenin, bu yüzleşmeden kolektif ve dayanıklı kentler üretmenin yolu, işte bu sürdürülebilir normalin inşasına yönelik ortak bir çabadan geçiyor.

6 Şubat depremlerinin üzerinden iki, 17 Ağustos depremlerinin üzerinden ise 26 yıl geçmişken; İstanbul’da geçtiğimiz ay yaşanan şiddetli sarsıntı, yaklaşmakta olan büyük depremin gölgesinde yaşadığımız gerçeğini bir kez daha hatırlattı. İstanbul’un afetlere hazırlık süreci, “yapılacaklar listesi”nin önemini daha da arttırmış durumda. Bu nedenle, afet anında ve sonrasında kullanılabilecek; önceki işlevleri pratik ihtiyaçlara göre dönüştürülebilecek ya da yeni işlevlerle desteklenebilecek müşterek mekânlar kritik önem taşıyor. Bu kapsamda, mevcut sağlıklı kapalı-açık yapılarla –parklar da dâhil olmak üzere– simbiyotik ilişkiler kurabilen ya da bu yapılarla birlikte tasarlanabilecek yeni müşterek mekânların araştırılması gereklilik hâline geliyor. Afet öncesi, sırası ve sonrasına dair kentsel hazırlığın ayrılmaz bir parçası olarak, farklı ölçeklerde ve işlevlerde kurgulanabilecek bu mekânların, değişen ihtiyaçlara adapte olabilen, çok işlevli ve katılımcılık esaslı bir tasarım anlayışıyla ele alınması gerekiyor. Bu tür müştereklerin, sadece toplanma alanı değil, aynı zamanda toplumsal belleğin, kolektif örgütlenmenin ve ortak yaşam pratiklerinin yeniden üretileceği arayüzler olarak düşünülmesi gerekiyor.

Bu çerçevede, 2023 yılında İstanbul’a, 2024 yılında Hatay’a odaklanan “Sürdürülebilir Normale Doğru” başlıklı AURA & İPA Yaz Akademisi, bu yıl yeniden İstanbul’a dönerek afete dayanıklı müşterek mekânlar üzerine disiplinlerarası bir düşünme ve üretme ortamı sunmayı amaçlıyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinden mimarlık, şehir ve bölge planlama, iç mimarlık ve peyzaj mimarlığı öğrencilerinin katılımıyla yürütülecek kolektif süreç, AURA-İPA Yaz Akademisi’yle geliştirilecek tartışma ve öneriler aracılığıyla, afet sonrasında kent yaşamını daha “adil, dayanıklı ve müşterek” biçimde dönüştürmeye yönelik yeni imkanları araştırmayı ve bir başlangıç zemini sunmayı hedefliyor.

PROGRAM TAKVİMİ

Program Takvimi:

  • Son Başvuru Tarihi: 22 Haziran Pazar
  • Katılımcıların İlan Edilmesi: 30 Haziran Pazartesi
  • İstanbul’a Varış: 20 Temmuz Pazar
  • Program Başlangıcı: 21 Temmuz Pazartesi
  • Ara Değerlendirme: 28 Temmuz Pazartesi
  • Sergi ve Final Sunumları: 2 Ağustos Cumartesi
  • Program Bitişi: 3 Ağustos Pazar

Kimler Katılabilir?

İstanbul’da düzenlenecek olan programa, Türkiye’deki tüm üniversitelerin Mimarlık, Şehir ve Bölge Planlama, İç Mimarlık ve Peyzaj Mimarlığı bölümlerinde 2. 3. sınıfı ve (2025 yılı içerisinde) 4. sınıfı tamamlamış lisans öğrencileri başvurabilir.

İki yıldır olduğu gibi, 6 Şubat depremlerinden etkilenen, depremzede öğrencilere öncelik tanınacaktır. 

PANEL VİDEOSU

SEMİNER VİDEOSU

STÜDYO YÜRÜTÜCÜLERİ

Buşra Al

Mimar, Plug Ofis

Emre Demirtaş

 Mimar / Dr. (Sakarya Üniversitesi)

Hayriye Eşbah Tunçay

Peyzaj Mimarı, H.E.T.Peyzaj / Prof. Dr. (İTÜ)

Nuri Cem Ceylan

Şehir Plancısı / Kentsel Strateji Şefi (İPA)

Seda Kurt Şengün

Peyzaj Mimarı, Büro Seda Kurt Şengün

Tuğçe Tezer

Şehir Plancısı / Dr. Öğr. Üyesi (MSGSÜ)

PROGRAM KATILIMCILARI

PROGRAM DETAYLARI

21 Temmuz-3 Ağustos 2025 tarihleri arasında İstanbul Florya’da yer alan İPA Kampüs’te gerçekleşecek Yaz Akademisi,  eğitim alan lisans öğrencilerine:

  • alanında uzman akademisyen ve meslek profesyonellerinin seminerlerine katılma,
  • farklı şehir ve üniversitelerden öğrenciler ile deneyimlerini paylaşma,
  • İstanbul’un mimari ve kentsel gelişimine odaklanan gezilere katılma,
  • disiplinlerarası atölye ortamında kolektif çalışma yapma,
  • geniş katılımlı etkinliklerde yer alma olanağı sunacak.

Yaz Akademisi katılımcıları, iki haftalık çalışma sonrasında atölye üretimlerini sergiye dönüştürecek.

Programa başvuru ve katılım tamamen ücretsizdir.

Konaklama-Ulaşım:

İstanbul dışındaki üniversitelerinden programa başvuran adaylar arasından seçilecek sınırlı sayıdaki öğrencinin şehirler arası ulaşım masrafları karşılanacak ve Güneş Otel’de konaklayabilecek.
İstanbul’daki üniversitelerden katılacak öğrencilere konaklama imkanı sağlanamayacak,. Gerektiği durumda şehirler arası ulaşımlarından kendileri sorumlu olacak.

Yemek:

Tüm katılımcılara, program boyunca İPA Kampüs’te kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeği ikramı yapılacak.

PROJELER

İyileşme Vadisi: Kasımpaşa

Alper Yılmaz, Cansu Abdullahoğlu, Halit Emir Ergün, Melike Erduyan, Miray Şimşek, Sudenaz Telli
Stüdyo Asistanı: Zübeyde Apdik

Kasımpaşa, tarihi Osmanlı yapılarıyla zengin, Haliç kıyısından Beyoğlu’nun üst kotlarına uzanan çok katmanlı bir semttir. Proje, Kasımpaşa’nın su-toprak ilişkisini yeniden anlamlandırarak, çevresel odakları güçlendiren yeşil alanlar ve altyapı iyileştirmeleriyle afet dayanıklılığını artırmayı hedeflemektedir.

Mevcut yollar, tahliye ve ulaşım açısından potansiyel taşırken, açık alanlar kapasite ve dayanıklılık açısından eksiktir. Proje, Kasımpaşa’yı çevreleyen mekânsal ilişkileri afet sonrası için bir ağ sistemi olarak kurgulamayı ve sosyal alanları güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, afet senaryoları doğrultusunda mahalle kapasitesini artıracak iyileştirmeler önerilmiştir.

Kentsel Omurga Olarak Bahriye

Asude Aydemir, Asuman Girit, Berna Narlı, Esra Töle, İlker Evren Arslan
Stüdyo Asistanı: Seray Zık

Bu projenin odağında, kıyı ile mahalle arasındaki geçiş alanlarını, gündelik yaşamın izlerini ve sosyal etkileşim biçimlerini sezgisel bir eskiz diliyle yorumlamak yer almaktadır. Haliç Kasımpaşa kıyısında konumlanan çalışma alanı, tarih boyunca hem doğal kıyı ekosistemleri hem de endüstriyel ve yerleşim odaklı müdahalelerle şekillenmiş bir bölgedir.

Proje kapsamında, bölgenin geçmişindeki dolgu öncesi doğal kıyı izleri araştırılarak, bu izleri günümüz mekânsal dokusu içinde yeniden görünür kılacak bir deneyim rotası tasarlanmıştır. Bu rota, doğal hafızaya saygı duyan bir tasarım anlayışıyla, bitkisel dokular ve alan donatıları aracılığıyla yerle kurulan bağı güçlendirmeyi hedeflemektedir.

Tasarım yaklaşımı, alanın mekânsal hafızasını ortaya çıkarmayı, kent ve doğa arasındaki ilişkiyi yeniden tanımlamayı ve kamusal yaşamı desteklemeyi amaçlamaktadır.

Direnç Hattı: Şişli

Berkay Sarı, Eda Nur Köse, Aslı Hazan İnci, Gamze Yaman, Zeynep Gezgör, Cansu Pakize Künye
Stüdyo Asistanı: Marzieh Nouri

Bu araştırma, “Afete Dayanıklı Müşterek Mekânlar” başlığı altında, İstanbul’da afetlere dirençli ve toplumsal dayanışmayı destekleyen mekânların potansiyelini araştırmaktadır. Odak noktamız, Şişli’nin Kaptanpaşa Mahallesi’dir.
Yapılan analizlerde, yaya yolları, kaldırımlar, toplanma alanları eksiklikleri ve dar sokaklar gibi sorunlar tespit edilmiştir. Kaptanpaşa, zemin ve eğim açısından çevresine göre daha güvenli olup, afet dayanıklılığı için uygundur.

Projede, mahalleyi ana yollara bağlayan kentsel omurga önerisiyle, yeşil alanlar, modüler yapılar ve geçici toplanma noktaları sunulmuştur. Bu sayede, mahalle, afetlere dayanıklı ve sürdürülebilir bir mekâna dönüşebilir.

Kirazlı Meydanı: Bir Mekan Kurgusu

Berfin Sinem Demir, Duygu Şaşmaz, Liza Muratdağı, Mert Sarı, Miray Çevik, Semanur İnce
Stüdyo Asistanı: Arçın Baray Karaca

Bağcılar’da 22.000 m²’lik bir alanda tasarlanan proje, afet öncesi hazırlık, afet anı müdahale ve afet sonrası toparlanmaya cevap verebilecek çok işlevli bir kamusal alan kurgulamaktadır. Modüler yapılar; barınma, toplanma ve sosyal etkileşim gibi senaryolara yanıt verirken, gündelik yaşamda oyun, atölye ve dinlenme alanı gibi kullanımlara da imkân tanımaktadır. Eski pazar yerinin izleri tasarıma dahil edilerek mekânsal bellekle bağ kurulmuş, sistemin esnek ve yeniden üretilebilir yapısı korunmuştur.

Modülleri bir araya getiren geçirgen örtü strüktürü, dolaşım sürekliliğini sağlayan ve iklimsel koruma sunan bir ara yüz olarak düşünülmüştür. Böylece proje, kriz anlarında hızla organize olabilen, gündelik yaşamla bütünleşen ve geçici ile kalıcı arasındaki sınırları bulanıklaştıran yeni nesil bir kamusal alan modeli önermektedir.

Tanıdık_

Bengi Sude Öztürk, Elif Nur Özcimbit, Esma Varol, Melike Kılıç, M. Berat Denek, Nisa Karakoyunlu
Stüdyo Asistanı: Jiyan Taş

Şişli Kaptanpaşa Mahallesi, çevresindeki hastane, adliye ve diğer kentsel odaklarla birlikte değerlendirilmiş, E-5 ve Piyalepaşa Bulvarı arasında bütüncül bir omurga kurgulanmıştır. Proje, erişim sorunlarını çözmeyi, çıkmaz sokakları yeniden işlevlendirerek yaya akışını güçlendirmeyi amaçlamaktadır.

Arazi kot farkları ve şev boyunca yapılan analizler sonucunda, modüler yapılar afet öncesinde sosyal alanlar, afet sonrasında ise depolama ve acil ihtiyaç birimleri olarak tasarlanmıştır. Hastane arkasındaki atıl bölge psikososyal destek alanı olarak düzenlenmiş, metrobüs hattından gelen yoğun yaya akışı meydanla bütünleşen amfi merdiven ile karşılanmıştır. Böylece afet öncesi ve sonrası senaryolara yanıt veren esnek, erişilebilir ve dayanıklı bir kamusal omurga önerilmiştir.

Yaşayan Boşluk

Ayşenur Karaosmanoğlu, Berat Kantar, Büşra Gözler, Esma Deniz Deniz, Lemye İzel Aydın, Zeynep Acar
Stüdyo Asistanı: Tuba Buran

Bağcılar’ın Kirazlı bölgesi, M1B ve M3 metro hatlarının kesişiminde bulunmasına rağmen yoğun yapılaşma, yeşil alan eksikliği ve afet riskleriyle kırılgan bir yapıya sahiptir. Alanda yapılan analizler, topografya, rüzgâr yönleri ve mevcut bitki örtüsünün yanı sıra sosyal gözlemlerle desteklenmiş; yaşlılar için dinlenme alanı, çocuklar için güvenli oyun, kadınlar için güvenlik ve gençler için kültürel ifade gibi çok yönlü ihtiyaçlar ortaya konmuştur. Bu bulgular, afet dayanıklılığının yalnızca fiziksel değil, sosyal müştereklerle de desteklenmesi gerektiğini göstermiştir.

Bu doğrultuda önerilen kamusal omurga, merkezden çevreye yayılan etaplama yaklaşımıyla modüler ve yeniden üretilebilir bir sistem olarak kurgulanmıştır. Çok işlevli paneller, pazar ve etkinlik platformları, bisiklet parkları, su dolum noktaları ve geri dönüştürülmüş malzeme kullanımıyla zenginleştirilen sistem; yağmur suyu hasadı gibi ekolojik çözümlerle desteklenmiştir. Böylece afet öncesi ve sonrasında dayanışmayı güçlendiren, gündelik yaşamı da besleyen yaşayan bir kamusal alan önerilmiştir.

ATÖLYE MEKANI: İPA KAMPÜS

AURA & İPA YAZ AKADEMİSİ 2024

AURA & İPA Yaz Akademisi 2024, var olan geçici yerleşim alanlarında sosyalleşmek için tasarlanmış açık/kapalı alanların eksikliğinden hareketle ve müşterek mekânlardaki dayanışmanın gücüne, sağaltıcı potansiyeline inanarak bu dönemki atölye çalışmasının konusunu geçici yerleşim alanları için müşterek mutfak + olarak belirlendi. “Gündelik Hayatı Müştereklerle Yeniden Örmek: Müşterek Mutfak +” başlıklı atölyede, Hayriye Eşbah Tunçay, Tansel Korkmaz, İnci Olgun ve Defne Akşin Akyol yürütücülüğünde, AURA İstanbul Bahar’24 dönemi mezunlarının asistanlığında disiplinlerarası kolektif çalışmalar gerçekleştirildi.

Atölye katılımcıları, Hatay Planlama Merkezinin verilerinden faydalanarak konteyner yerleşimlerini haritalayıp, bunların içinden seçtikleri bir alana müşterek mutfak ve açık, kapalı oturma alanları tasarlandı.

Doğa tabanlı bir yaklaşımla açık mutfağın Hatay’ın zengin coğrafik unsurları ile bütünleşmesi için stratejiler geliştirildi. Buna ek olarak alanın spesifik ihtiyaçlarına göre her katılımcının kendi belirleyeceği müşterek alanlar (dijital sınıf, kütüphane, kreş, biçki/dikiş alanı vd.) tasarlandı.

Dönemin öncelikli konuları “değerlendir, dönüştür, değiştir” düsturundan hareketle azaltmanın ve zorunlulukların estetiği, haritalama, hafif strüktürler, geçici/esnek mekânlar olacak ve bu konularda atölye içi tartışmalar seminerlerle desteklendi.

Programa katılan 34 öğrencinin ulaşım, konaklama ve yemek giderleri, programı düzenleyen AURA İstanbul, İstanbul Planlama Ajansı ve program sponsorları BaumitKlassisSAMET, Trox ve Zivella firmalarının destekleriyle karşılandı.

2024 Program Katılımcıları

2024 ETKİNLİKLERİ

AURA & İPA YAZ AKADEMİSİ 2023

Üzerinden geçen birkaç aydan sonra, deprem sonrası hayatların normale dönmesi için verilen çabalara destek olmak, sürdürülebilir ve afete dayanıklı yaşam alanlarının oluşmasına sosyo-ekolojik bakış açısı ile mekânsal tasarım üzerinden çözüm önerileri geliştirmek üzere AURA İstanbul ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İstanbul Planlama Ajansı iş birliğinde “Sürdürülebilir Normale Doğru” temalı yaz akademisinin ilki 2023 yılında düzenlendi.

İstanbul Mimarlık ve Şehircilik Araştırmaları Akademisi – AURA İstanbul, 6 Şubat’ta yaşanan depremlerin ardından, tüm sivil toplum kuruluşları gibi önceliği deprem bölgesinde yaşanan süreçleri iyileştirmeye verdi. Program katılımcıları, deprem bölgesindeki kısa-orta ve uzun vadeli mekansal ihtiyaçlara yönelik farklı ölçeklerde projeler üzerinde çalıştı. Gelecekteki olası depremlerde kayıpları önlemek için meslek profesyonelleri olarak daha nitelikli bir mimarlık ve şehir planlamasına katkıda bulunmanın yollarını aradı. Bu bağlamda ‘afet ve sonrası’na ilişkin toplumsal farkındalığın oluşmasına katkıda bulunmak amacıyla 2023 yılı boyunca düzenlenen tüm atölye ve konferanslara farklı disiplinlerden uzmanlar davet edildi. 

17-31 Temmuz 2023 tarihleri arasında AURA İstanbul ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin İstanbul Planlama Ajansı iş birliğinde ilki düzenlenen AURA & İPA Yaz Akademisi “Sürdürülebilir Normale Doğru”, deprem coğrafyasındaki Adana, Diyarbakır, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa illerinde bulunan 9 üniversitede Mimarlık, İç Mimarlık, Şehir ve Bölge Planlama, Peyzaj Mimarlığı eğitimi alan 2. 3. ve 4. sınıfı tamamlamış 25 öğrencinin katılımı ile gerçekleşti. Programa katılan 25 öğrencinin ulaşım, konaklama ve yemek giderleri, programı düzenleyen AURA İstanbul, İstanbul Planlama Ajansı ve program sponsorları Aspen & Dendro, Klassis, SAMET, Zivella firmalarının destekleriyle karşılandı. 

Hayriye Eşbah Tunçay (İstanbul Teknik Üniversitesi), Ebru Bingöl (Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi), Serhat Cengiz ve Sevgi Görmüş Cengiz’in (Malatya İnönü Üniversitesi) yürütücülüğünde, AURA İstanbul Bahar’23 dönemi mezunlarının asistanlığında düzenlenen atölyede, İstanbul’da sürdürülebilir, afete dayanıklı yaşam alanlarının oluşmasına sosyo-ekolojik bakış açısı ile mekânsal tasarım üzerinden çözüm önerileri geliştirildi. Gruplar halinde çalışarak İstanbul’da Güngören, Küçükçekmece ve Yedikule alanlarına odaklandı.

2023 PROGRAM KATILIMCILARI

2023 ETKİNLİKLERİ