Timuçin Erk
Sanat ve Mimarlık: S I N I R L A R
1- “Büyük”dedeler (Zeit’ın Geist’ı) / The “Grand”fathers (The Geist of the Zeit): Bireysel bir tarih üzerinden gidilerek küresel bir tarihin incelenmesidir. Üretim tekniklerinin ve teknolojinin zamanın ruhuna nasıl yansıdığını ele almaya çalışır.
2- Duymalar / Hearings (Başak Çimen, Gamze Şehla, Merve Gül Çakır ile birlikte): Çağlar içerisinde bilginin aktarımı farklı şekillerde gerçekleşmiştir. Sözlü anlatı (mitolojiler, destanlar, vb.), yerini yavaşça yazılı anlatıya (kil tabletler, parşömenler, matbaanın icadıyla seri üretim kitaplar vb.), günümüzde ise imajlara (müzeler, fotoğraflar, sosyal medya vb.) bırakmıştır. Bu çalışma, bunu ters yüz etmeye çalışır. Bilginin sözlü aktarımı ile görsel bir veri elde edilmeye çalışılır. Böylece algının ve ifadenin öznelliği de ele alınır.
3- Deep Into An Artist Mind or Body or Whatever (Tüm AURA Katılımcıları ile birlikte): Özne ile nesne ilişkisini ele almayı amaçlar. İzleyici, özne ve nesne arasındaki sınırların belirsizleştiği bir durum yaratmayı hedefler. İzleyeci kim? Özne kim? Nesne kim?
4- Pat / Stalemate: İstanbul Boğazı’nın iki yakasında konumlanan iki okul üzerinden bireysel bir tarihi inceler. Satranç metaforu ile hem bir bağ hem de gerilim görünür kılınarak, karşıtlıkların diyalektik sentezi ele alınmaya çalışılır.
5- Saçma Uzunlukta Bir Ahtapot / A Ridiculously Long Octopus: Küçük bir ahtapot, kollarını açtığında nereye uzanır? Atölyeden dışarı taşmak, bazen atölyeye saklanmak. Ahtapot gibi sınırları esnek bir ahtapot temsili.
6- Düğmeler / Buttons: Nysa Antik Kenti, iki yamacın karşılıklı konumlandığı benzersiz topografyasıyla bir “birleşme” fikrini içinde taşır. Bu çalışma, bu iki yakayı bir araya getiren bir metafor olarak düğmeyi kullanır. Düğme, eski çağlardan beri kullanılan ve bugün de varlığını sürdüren, küçük ama birleştirici bir nesnedir. Bu açıdan geçmiş ile günümüzü, ziyaretçi ile kenti birbirine bağlar. Bu bağlamda, üretilen düğmeler saklanarak izleyicinin arayıp bulacağı bir oyun haline getirilir.
7- Beşiktaş Meydanı için Çeşme / Fountain for Beşiktaş Square: Günümüzde yok olmuş Beşiktaş akarsuları Beşiktaş Meydanında topların ağzından akarak yeniden canlanıyor. Ölüm saçan bir nesne, yaşam veren suyun taşıyıcısı haline geliyor.
8- I Want to Become Wiser: Hafıza, güvenli alan ve materyal üzerine bireysel bir tarih incelemesi
9- Pazar’dan Cuma’ya: Beşiktaş Pazaryeri üzerine 13 kişilik bir kolektif sanat/mimarlık çalışması
Pazardan Cumaya, LIMINALXIII kolektifi tarafından geliştirilen bir kamusal mekân projesidir. Farklı disiplinlerden bir araya gelen ekibin ortak üretim sürecinden doğan çalışma, nesne üretmekten çok ilişkiler, karşılaşmalar ve gündelik kamusal deneyimler oluşturmayı hedefler.
Proje, İstanbul Beşiktaş’taki pazar alanını haftada bir gün kullanılan bir ticaret zemini olmaktan çıkararak, haftanın tamamına yayılan yaşayan, katılımcı ve esnek bir karşılaşma alanına dönüştürmeyi önerir. Pazar tezgâhı ölçülerinden türetilen katlanabilir modüler sistemler pazar günleri altyapı sağlarken diğer günlerde kamusal kullanım yüzeylerine dönüşür; yerleştirme ve video çalışmaları ise kullanıcı katılımıyla sürekli yeniden kurulabilen bir mekânsal deneyim üretir.
Bu öneri, sonuçtan çok sürece, nesneden çok etkileşime ve sabit tanımlar yerine
dönüşebilir kullanımlara odaklanan açık bir kamusal üretim yaklaşımı sunar.
