AURA İstanbul Sertifika Programı, tasarım ve yaratım sürecini hem teorik hem de pratik düzeyde ele almak, disiplinlerarası bir bakış açısı geliştirmek ve kendi özel ilgi alanları üzerine çalışma imkânı bulmak isteyen, lisans derecesine sahip tüm genç meslek insanların başvurularını bekliyor.
AURA İstanbul, 10. yılına girerken Araştırma Tabanlı Tasarım Stüdyosu’nun yapısını; lisans mezunu genç profesyonellerin, yüksek lisans sürecinde olanların ve yarı zamanlı çalışan katılımcıların yaşam pratikleriyle daha uyumlu bir stüdyo formatı olarak yeniden kurguluyor. Program, katılımcıların akademik, profesyonel ve kişisel üretimlerini sürdürürken AURA’nın kolektif düşünme, araştırma ve üretim ortamının aktif bir parçası olabilmelerini amaçlıyor.
AURA İstanbul Sertifika Programının omurgasını Araştırma Tabanlı Tasarım Stüdyosu oluşturur. 2026 Bahar Dönemi’nde projeler, Tansel Korkmaz ve Cem Çelik danışmanlığında “İstanbul’da Kentsel Dönüşüm: Disiplinler-ötesi Bir Perspektif” teması etrafında geliştirilecektir. Adaylardan, bu tema çerçevesinde ele almayı planladıkları araştırma tabanlı tasarım önerisini niyet mektuplarında detaylandırmaları beklenmektedir.
Stüdyo çalışmalarına ek olarak, AURA İstanbul ve Beykoz Üniversitesi iş birliğiyle yürütülecek seminer dizisi; İstanbul makro-formu, enformel yerleşkeler, kent hakkı, sosyal konut, müşterekler ve kentsel dayanıklılık gibi başlıkları ele alacaktır. Cumartesi Aurası etkinliklerinde ise sosyal konut, esnek konut ve müşterekler temaları, uzman mimarlarla gerçekleştirilecek vaka analizleri ve söyleşiler üzerinden güncel pratiklerle birlikte değerlendirilecektir.
2026 Bahar Dönemi
Son Başvuru Tarihi: 2 Mart 2026, Pazartesi
Mülakat Tarihi: 7 Mart 2026, Cumartesi
Program Başlangıcı: 9 Mart 2026, Pazartesi
Program Bitişi: 28 Haziran 2026, Pazar
Dönem boyunca tüm stüdyo görüşmeleri, seminerler, konferanslar ve etkinlikler fiziksel olarak AURA İstanbul’un Beşiktaş’taki merkezinde yüz yüze gerçekleşecektir. Katılımcıların program kapsamında düzenlenen etkinliklerin dinamik yapısına uyum sağlamaları ve dönem boyunca hafta içi en az üç gün, Cumartesi günleri ise yarı zamanlı olarak programa katılım göstermeleri beklenmektedir.
Başvuru yapacak adaylardan, bireysel ilgi alanları doğrultusunda geliştirmeyi planladıkları araştırma tabanlı tasarım projesi önerisini ve bu önerinin stüdyo temasıyla ilişkisini niyet mektubunda detaylandırmaları beklenmektedir.
Programa başvuru ve katılım ücretsizdir.
İstanbul dışından katılacak adayların konaklama ve ulaşım masraflarını kendilerinin karşılaması beklenmektedir.
Sertifika Programı ve başvuru süreci hakkında merak edilenler Sıkça Sorulan Sorular sayfasında!
Krizler Çağı, bir yandan gezegenimizi hızla yok-oluşa sürüklediğimizi farkettiğimiz, bir yandan da modern insanın inşa ettiği ‘Küresel Düzeni’nin çöküşüne şahitlik ettiğimiz bir kaosa işaret ediyor. Yapay Zekâ ve robotlar dünyasının heyecan verici vaatlerinin bile, aynı zamanda bir işsizlik furyası ve günlük hayatımızda maksimum izlenme ve kontrol tehdidi olabileceği endişesini taşıyoruz. Belirsizliklerle dolu bu kaygı verici dönem bir yandan da umut veren başlangıçlara gebe. Bu alt-üst oluşlarda ayakta kalabilmek için en temel ihtiyaç her alanda belirsizlikle baş etme stratejileri geliştirebilmek. Bütün diğer disiplinler gibi mimarlık da Çağın Ruhuna uygun olarak düşünme ve yapma biçimlerini temelden sorgulamak zorunda. Peki, ama nasıl?
Wallerstein deyişiyle “Bildiğimiz Dünyanın Sonu” bir topyekûn çöküşe işaret ediyorsa, aynı zamanda bir yeni-den doğuşun arifesi olduğu da malum. Yeni dünyanın inşası, geçmişte olduğu gibi Faust-vari bir şekilde olmayacak hiç kuşkusuz. İnsanın kibirle kendini dünyanın merkezinde konumlandırarak Doğayı kendi kullanımına sunulmuş bir rezerv gibi görüp hoyratça yağmalamasının sonuçlarını bugün görüyoruz. Anladık ki, Doğaya her zarar verdiğimizde kendimize de zarar veriyoruz, biz Doğanın efendisi değil bir parçasıyız. Buradan bakıldığında Mimarlığın da yeryüzüyle bambaşka bir ilişki kurması gerektiği malum: Mimarlığı artık sürekli meydan okuyan bir praksis değil, bir ihtimam praksisi (care praxis) olarak düşünmemiz gerektiği açıktır. Bu çerçevede, Stüdyo, yeryüzüne -tüm canlı ve cansızlara, inşa edilmiş olana ihtimamla yaklaşan, onarıcı, tamamlayıcı bir düşünme ve yapma praksisi olarak mimarlığın imkânlarını araştırır.
İstanbul, Krizler Çağı’nın en kırılgan dünya metropollerinden biri: ekolojik, ekonomik ve sosyo-kültürel anlamda dayanıklı bir şehre hem de deprem riski nedeniyle ivedilikle dönüşmesi için yeni stratejiler gerekiyor. Bu ölçekte ve bu hızda bir dönüşümü, ‘bildiğimiz’ gibi, şimdiye kadar yaptığımız gibi yapmaya kalkarsak, dönüşümün kendisinin bir ekolojik felaket, bazı yerlerde de mülksüzleştirme aracı haline geleceği açık. Bu bağlamda, Stüdyo afetler konusunda kırılgan Gülsuyu, Gülensu mahallelerinin her anlamda kendine-yeten (self-sufficient) ama bir yandan da çevresiyle bağlantıları akışkan bir yerleşime dönüşümünün imkân ve sınırlarını disiplinler-ötesi bir araştırmaya dönüştürmeyi amaçlamaktadır:

1986 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü’nden mezun olmuştur. Yüksek lisans ve doktora derecelerini de aynı kurumda tamamlamış, 2000 yılında aynı kurumda önce araştırma görevlisi, ardından öğretim görevlisi olarak çalışmıştır.
Prof. Dr. Haluk Pamir’in liderliğinde kurulan Tepe Mimarlık Kültürü Merkezi ve onun bir bileşeni olan XXI Mimarlık Tasarım ve Sanat Dergisi’nin kurucu ekibinde yer almıştır.
2004 yılına kadar İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Bölümü’nde ders vermiş ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nde atölye yürütücülüğü yapmıştır.
İhsan Bilgin’in liderliğinde 2005 yılında kurulan Bilgi Üniversitesi Mimarlık Yüksek Lisans Programı’nın ve 2009 yılında kurulan Mimarlık Fakültesi’nin kurucu ekibinde yer almıştır.
2021 yılında İstanbul Kent Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi’ne kurucu dekan vekili olarak atanmış, 2024 yılında ise Beykoz Üniversitesi Mimarlık Bölümü’ne geçmiştir.
Dersleri, seminerleri ve yazıları ağırlıklı olarak Modern ve Sonrası mimarlık tarihi, teorisi ve eleştirisi ile Çağdaş Türkiye Mimarlığı üzerine yoğunlaşmıştır. 2007 yılında Ağa Han Programı’ndan aldığı bursla Harvard GSD Peyzaj Mimarlığı Bölümü’ne konuk araştırmacı olarak gitmiştir. Burada izlediği C. Steinitz’in peyzaj planlama stüdyosu ve R.T.T. Forman gibi isimlerin seminerlerinden edindiği perspektifle, kentsel tasarım ile kent ve kır ekosistemleri de araştırma konuları arasına girmiştir. Cem Çelik ve Samet Mor ile birlikte bu konularda yüksek lisans ve lisans stüdyoları yürütücülüğü yapmıştır.
Cem Çelik, lisans eğitimini 1999 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nde tamamladı. 2001 yılında Harvard University Graduate School of Design’da Kentsel Tasarım alanında Mimarlık Yüksek Lisansı (MAUD) derecesini aldı. Aynı yıldan bu yana Mimarlar Odası (UIA Türkiye) üyesidir.
Mimarlık, kentsel tasarım, gayrimenkul geliştirme ve inşaat alanlarını kapsayan yaklaşık otuz yıllık kariyeri boyunca Avrupa, Asya ve Amerika Birleşik Devletleri’nde çalışmış; büyük ölçekli kentsel dönüşüm projelerinden özel konutlara uzanan geniş bir yelpazede üretim yapmıştır. 2009 yılında kurduğu Collective Operations bünyesinde, tasarım ve geliştirme süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele alan projeler yürütmektedir.
2001–2006 yılları arasında EDAW/AECOM’da New York, Hong Kong ve Şanghay ofislerinde kentsel tasarımcı olarak görev almış; Tianjin Hai Nehri Canlandırma Projesi’nde baş tasarımcı olarak, 8 km’lik nehir hattını kapsayan kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecinde yer almıştır.
2006–2010 döneminde Capital Partners Türkiye’de Yönetici Direktör olarak, 5 km² büyüklüğündeki Kaplankaya kıyı yerleşiminin kuruluş ve gelişim sürecini yönetmiştir. Aynı yıllarda ortağı olduğu BOD&COO bünyesinde İstanbul’daki Rizzo ve Kamondo projeleri ile Kazakistan’daki Renaissance Hotels ve Kazinvest Bank Genel Merkezi gibi önemli yapıları hayata geçirmiştir.
Uygulanmış işleri arasında Kaplankaya Masterplanı, Six Senses Residences Phase 2, Kaplankaya Özel Villaları, Teos HiddenBay Residences (İzmir), Tienshan Gardens Residences (Almatı), Galata’daki NO25, Kamondo ve Rizzo binalarının restorasyon projeleri ile Türkiye ve yurtdışında çeşitli özel konutlar yer almaktadır.
Akademik çalışmalarını da sürdüren Çelik, İstanbul Bilgi Üniversitesi Mimarlık Yüksek Lisans Programı’nda İleri Tasarım ve Araştırma Stüdyosu’nun direktörlüğünü yapmış; Tansel Korkmaz ile birlikte İstanbul’un kentsel gelişim dinamiklerine odaklanan stüdyolar yürütmüştür.
Sertifika Programı, başvuru süreci ve dokümanlara yönelik detaylı bilgiler Sıkça Sorulan Sorular sayfasında incelenebilir.
Dosya teslim formatları ve dosya boyutu şartları başvuru formunda yer almaktadır.
AURA Seminerleri, Sertifika Programı dahilinde, Araştırma Tabanlı Tasarım Stüdyosunda geliştirilen projeleri destekleyecek nitelikte, tarihsel-kuramsal ve teknik-yönteme ilişkin konularda düzenlenen seminer dizisidir.
Cumartesi Aurası, herkese açık olarak düzenlenen, disiplinlerarası nitelikteki konferans dizisidir. Mimarlık, şehircilik, sanat, teknoloji, felsefe dallarında tartışma, buluşma ve farkındalık ortamı oluşturmayı hedefler.
AURA Crea atölyelerinde, sertifika programı katılımcıları, alışık oldukları ölçek ve tasarlama süreçlerinin sınırlarını aşarak; gruplar halinde tasarımlarını üreterek bir yarışmaya dahil olur. Başarılı bulunan grup ödül kazanır!
Exlibris AURA kitap söyleşileri, mimarlık, kent ve tasarım alanında yayımlanmış kitapların Arketon Yayınları iş birliğiyle, uzman konuklar eşliğinde ele alındığı, herkese açık olarak düzenlenen online etkinlik serisidir.