MAD | Bahar Bayhan & Hüseyincan Eryılmaz – Kentte İyilik Hali
AURA İstanbul ve Beykoz Üniversitesi Mimarlık Bölümü iş birliğinde Tansel Korkmaz tarafından yürütülen “Mimarlıkta Güncel Tartışmalar: İstanbul’un Katmanları” seminer serisi, POSTANE ev sahipliğinde Mekanda Adalet Derneği’nden Bahar Bayhan ve Hüseyincan Eryılmaz’ı ağırlıyor.
Mekanda Adalet Derneği, Kentsel Politikalar Programı Koordinatörü Bahar Bayhan ve MAD akademi Programı Sorumlusu Hüseyincan Eryılmaz’ın “Kentte İyilik Hali” başlıklı semineri 20 Mayıs Çarşamba günü saat 14.00’te POSTANE’de gerçekleşecek.
Seminer, Mekanda Adalet Derneği’nin Hollanda Krallığı Büyükelçiliği’nin MATRA Programı desteğiyle hazırladığı, kent politikalarının toplum sağlığı ve iyilik hâli üzerindeki etkisini tartışmayı amaçlayan “Kentlerde İyilik Hâlini Sağlamak İçin Rehber İlkeler” başlıklı raporu odağına alacak.
Seminere katılım herkese açık ve ücretsizdir.
Bahar Bayhan
2011 yılında MSGSÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü’nden mezun oldu. MSGSÜ Sosyoloji Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı. Arkitera.com’da editör olarak çalıştı. Mekanda Adalet Derneği’nde 2022 yılına kadar beyond.istanbul yayınlarının editörlüğünü üstlendi. 2019’dan bu yana Kentsel Politikalar Programı Koordinatörü olarak çalışmaya devam ediyor.
Hüseyincan Eryılmaz
Karaman’da doğdu. Lisans eğitimini ODTÜ İnşaat Mühendisliği bölümünde tamamladıktan sonra, aynı üniversitede Medya ve Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisans yaptı. Bu dönemde yazılım geliştirmenin ekonomi politiği ve Türkiye’deki emek süreçleri üzerine bir araştırma tezi yayımladı. Kariyerine finans sektöründe strateji uzmanı olarak devam etti. Son dönemde sivil toplum alanında, insan hakları temelli örgütlerde çeşitli pozisyonlarda görev almaktadır.
MAD (Mekanda Adalet Derneği)
Mekânda adalet iç içe geçmiş iki olguyu barındırır:
Yoksulluk, barınma, eğitim, sağlık, ayrımcılık gibi toplumsal adalete ilişkin tüm konuların mekânsal bir boyutu vardır. Buna ek olarak toplumsal adaletsizlikler kentsel ve kırsal alanlarda mekânsal ilişkiler üzerinden açığa çıkarlar.
Günümüzde sermaye birikim yöntemleri gitgide daha fazla mekânsal dönüşüm ve müdahalelere dayanıyor. Bu, mekânsal yönetimi, merkezi bir biçimde tekeline alan hukuki ve idari yapıları da beraberinde getiriyor.
İç içe geçmiş bu iki olgudan bahsederken toplumsal bir talep ve siyasi bir vizyon olarak mekânsal adaletin hem bir dağıtım boyutu (kaynakların, hizmetlerin, mekânların, tehlikelerin) hem de farklılıkların (yani farklı mekânsal ihtiyaçları ve talepleri olan bireylerin ve bireylerden oluşan grupların farklılıklarının) tanınmasına dair bir boyutu olduğunu iddia ediyoruz. Mekânı toplumsal ilişkileri bağlamında öne çıkaran bir mücadele şeklinin bugünün sorunlarına cevap vermede en etkili yöntemlerden biri olduğu kanaatindeyiz. Ayrıca, kentsellik yerine mekânsallığa yapılacak vurgunun, bilgi üretim kurumlarıyla mekânsal politika üreten aktörlerin sıklıkla yaptığı doğa-toplum ayrımını uzlaştırmamızı sağladığını da düşünüyoruz. Mekânsal adalet; planlama, mimari, tasarım, kent sosyolojisi, kent etnografisi, çevre çalışmaları, kent çalışmaları vb. birçok disiplinle ilişkili olmakla kalmıyor, aynı zamanda çok önemli hukuki bir boyuta da sahip. Bu sebeple bilgi üretiminin disiplinlerarası olması gerektiğine inanıyoruz.
Detaylı bilgi için: mekandaadalet.org
